Overlord – Overlord Operasyonu

KaSSaP

Aktif Kullanıcı
Katılım
19 May 2020
Mesajlar
1,190
Tepkime puanı
7
Puanları
37
Yaş
30
Konum
ankara
En iyi cevaplar
0
Overlord’un bir diğer önemli ilham kaynağı da sinemanın kendisi. Zira film, İkinci Dünya Savaşı’nın, dolayısıyla da dünya tarihinin gidişatı konusunda çok önemli bir operasyonu baz alsa da, tarihi gerçeklere dair belgesel niteliklere sahip bir anlatı sunmak yerine; sayısız örneğini sayabileceğimiz, bu dönemi ve yaşananları yansıtan savaş filmlerinin trüklerini takip ediyor. Bunu, filmin daha açılış sekansından itibaren görebiliyoruz. Son derece iyi kotarıldığını söyleyebileceğimiz bu sekans esnasında izlediğimizin bir savaş filmi olduğunu, seyirciye sunulan bilgilerle değil, gördüğümüz imajlar ve kurulan cümleler sayesinde öğreniyoruz. Bir grup askerin Overlord Operasyonu’na katılmak üzere küçük bir uçakla yaptığı yolcuğu aktarıyor bu sahne. Sonrasında uğradıkları saldırı sebebiyle asıl varış noktasına ulaşamadan bitmek zorunda kalıyor bu yolculuk. Bu askerlerin öncelikli görevi, bir kilise kulesine yerleştirilmiş telsizi yok ederek, bölgedeki Alman birliklerinin diğer birliklerle olan iletişimini keserek başlayacak operasyonu kolaylaştırmak. Buraya kadar her şey, Overlord’u tam olarak savaş filmi janrına oturtuyor. Lakin, düşen uçakta yer alan askerden biri olayların devamında mevzu bahis kilisenin bodrumunda kurulan laboratuvarda, Nazilerin gerek askerler gerek yerel halktan insanlar üzerinde yapmakta olduğu deneylere şahit oluyor. Bu noktada Overlord’un anlatısına güçlü bir korku janrı damarı ekleniyor. Ama bunun da güncel korku filmlerinden uzakta, “çılgın bilim insanı” temalı yapımları andıran tatta olduğunu söyleyebiliriz. Üzerinde deney yapılan insanların deforme hâllerinden, bu deneylerde kullanılan araç gereçlere kadar her şey B-filmlerini andıracak şekilde tasarlanmış. Yani Overlord için, savaş filmleriyle B sınıfı korku filmlerinin bir melezi diyebiliriz.

overlord-filmloverss.jpg

Bu noktada dönüp bakmamız gereken, Hollywood’un en gözde yapımcılarının birinin neden bu janrları bir araya getirdiği, neden bu kadar yüksek bütçeli bir B-filmi yapmaya karar verdiği belki. Bu soruların cevabı da dönüp dolaşıp yine sinema endüstrinin içinde bulunduğu yaratıcılık krizine bağlanıyor. Blockbuster tabir edilen filmlerin artık sadece çizgi roman uyarlamaları olması, klasikleşmiş tüm serilerin tekrar tekrar hortlatılması gibi bariz kanıtları olan bu şartlar altında, İkinci Dünya Savaşı filmleriyle bilimkurgu/korku türündeki bir B-filmini birleştirmek parlak bir fikir olarak bile görülebilir. Önemli olan bu melezin nasıl sonuç verdiği ve ortaya çıkan filmin vaatlerinin ne kadarını karşılayabildiği.
 

Benzer konular

Üst Alt